Sesin Oluşumu, Frekans, Rezonans

Doğuşkanlar

Doğuşkanlar” konusuna girmeden önce, “Akorlar” yazımı incelemenizi tavsiye ederim.


Uyumlu tınlayan seslerin bu özellikleri sadece rastlantı mıdır? Yoksa bilimle açıklanabilen sistematik bir durum mudur? Peki armoninin kaynağını oluşturan şey nedir? İşte tüm bu sorular, müziğin mucizesi doğuşkanlar konusuyla yanıt buluyor. Ses ve özellikleriyle ilgili birkaç kavramla başlayalım.

Ses nedir, nasıl oluşur?

Bir cismin ileri geri hareketi titreşim olarak tanımlanır. Titreşen cisimler, etraftaki hava moleküllerini de hareket ettirirler. Oluşan enerji, moleküller arasında iletilmeye devam eder. Havada dalgalanma tabiriyle açıklanabilecek bir biçimde ilerleyen bu titreşimlere ses, sesi üreten cisimlere ise ses kaynağı adı verilir.

Frekans nedir?

Ses kaynağının saniyedeki titreşim miktarıdır. Birimi “Hertz (Hz)”dir. Örneğin La sesi, saniyede 440 devirlik salınıma sahip bir kaynaktan duyulur ve “440 Hz” olarak gösterilir. Bu değerin belli kat ve bölümleri ise ayrı oktavlardaki La seslerine işaret eder: 55, 110, 220, 880, 1760 ve 3520 Hz gibi.

Bir kaynağın frekansı ne kadar yüksekse, ürettiği ses de o kadar tizdir. Dolayısıyla cisimlerde meydana gelen farklı her titreşim miktarı, ayrı bir sesin doğmasına vesile olur.

Rezonans nedir?

Aynı frekansa sahip kaynaklar, belli bir mesafeye kadar etkileşim içerisindedir. Bunlardan birinin titreşmesiyle oluşacak ses dalgaları, hiçbir fiziksel kuvvete maruz kalmadıkları halde diğer kaynakların da titreşmesine ve ses üretmesine neden olur. Bu olaya rezonans denir.

Akortlu iki gitarı birbirine yaklaştırıp, herhangi birinin herhangi bir telini tınlattığınızda, diğer gitarın ilgili teli titreşecek ve dolayısıyla ses üretecektir. Yahut yine akortlu bir gitarda, örneğin en üst telde beşinci perdeye (La) basar ve teli tınlatırsanız, La telinin de titreştiğini göreceksiniz.

Peki bir ses kaynağı, kendisinden farklı frekanstaki kaynakları harekete geçirebilir mi?

Evet arkadaşlar; eğer arada bir bağ varsa bu mümkün ve tam da bu noktada doğuşkanlar konusuna giriş yapıyoruz. 🙂

Ses, aslında sonsuz sayıdaki sesin aynı anda tınlamasıyla oluşan bir bütündür. Bir başka deyişle her ses, kendi içerisinde farklı sesler barındırır. Maddeden yayılan enerjinin kulağımıza ulaşmasıyla duyduğumuz en belirgin sese “Ana Ses” deniyorken; hafifçe duyulan ya da duyulamayan, geri plandaki seslere “Doğuşkanlar (Armonikler)” adı verilir. Doğuşkanlar ikiye ayrılır:

Üst Doğuşkanlar

Ana sesten tiz olan doğuşkanlardır. Bir Do sesi tınladığında, pesten tize sırasıyla Do, Sol, Do, Mi, Sol, Sib ve Re üst doğuşkanları duyulur. Ana sese uzak olan Sib ve Re’yi hesaba katmazsak, Do sesinin üst doğuşkanlarıyla birlikte Do majör akorunu oluşturduğunu göreceğiz.

Not: Üst doğuşkanlar, ilgili kaynakları rezonansa sokar. O halde titreşim halindeki bir Do kaynağı, çevredeki Mi, Sol, Sib ve Re kaynaklarını da harekete geçirecektir.

Alt Doğuşkanlar

Ana sesten pes olan, insan kulağının ayırt edemediği doğuşkanlardır. Yine bir Do sesinin tınlaması, tizden pese sırasıyla Do, Fa, Do ve Lab alt doğuşkanlarını meydana getirir. Burada da fa minör akorunu görüyoruz.

Do’nun, yedi farklı ses ve bunların oktavlarından oluşan doğuşkanlarını bir arada görelim:

…Lab-Do-Fa-Do-Do-Do-Sol-Do-Mi-Sol-Sib-Re…
(Fa-Lab-Do-Mi-Sol-SibRe)

Demek ki herhangi bir ses, kendisiyle en uyumlu seslerden oluşan ve ancak bu özellikleriyle varolabilmiş doğuşkanlarıyla birlikte, iki ayrı doğal akor meydana getiriyor. İşte, armoni kavramının temelini atan bu tabiat olayı, müzik tarihinin insanlık tarihinden eski olduğunun açık bir ispatıdır. Öyle ki müzik, kainatın kendisidir. Bildiğimiz her şeyin bir titreşimden ibaret olduğunu kendi zamanında farkeden Amerikalı bilim insanı Nikola Tesla şöyle der:

“Eğer evrenin sırlarını keşfetmek istiyorsanız; enerji, frekans ve titreşim açısından düşünün.”

8 Yorum

  1. Avatar Sinan Demirci Nisan 12, 2020
    • Mustafa Kuduban Mustafa Kuduban Nisan 14, 2020
      • Avatar Sinan Demirci Nisan 26, 2020
        • Mustafa Kuduban Mustafa Kuduban Nisan 29, 2020
  2. Avatar Ahmed Yücel Haziran 14, 2020
    • Mustafa Kuduban Mustafa Kuduban Haziran 15, 2020
  3. Avatar enes Haziran 16, 2020
    • Mustafa Kuduban Mustafa Kuduban Haziran 18, 2020

Bir Cevap Yazın